Stresin psikolojik sonuçları
STRESİN PSİKOLOJİK SONUÇLARI
Stres, kişinin bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan bir durumdur. Stres uzun dönemde ruh sağlığını, beden sağlığını ve sosyal sağlığı etkiler.
Uyku bozuklukları, kronik kaygı, ciddi depresyon dönemleri gibi. Stres verimliliği düşürebilir, duygusal ilişkilerden uzaklaştırabilir, hayattan zevk almamızı engelleyebilir, önemli önemsiz konularda kararsızlık yaşatabilir. Değersizlik, yetersizlik, güvensizlikve terkedilmişlik duyguları yaşatabilir. Uyarıcıların sevilen birinin ölümü yada başarısızlık gibi bir kayıp olarak yorumlanırsa yaşanan duygu karamsarlık ve ümitsizliktir.
Uyku Bozuklukları
Uyku insan hayatının temel ve vazgeçilmez faaliyetlerinin en başında gelir. Genel sağlıktaki bir aksama ilk olarak kendini uykuda ortaya koyduğu gibi, uyku düzenindeki en küçük aksama da genel sağlık ve günlük hayat üzerinde kesin ve doğrudan etkilere yol açar.
Sebebi ne olursa olsun insanın ruh sağlığındaki en küçük dalgalanma bile kendisini uyku düzenindeki bir bozuklukla ortaya koyar. Uykunun başlaması için beyin sapındaki bir mekanizmanın harekete geçmesi gerekir. Bu mekanizmanın harekete geçmesi için de kaslardan gerilimin azaldığı konusunda bilgi gelmesi gereklidir. Gerilim azalmadığı takdirde beyin sapındaki 'uyanıklık' sistemi uyarılmaya devam eder ve kişi bir türlü uykuya geçemez. Kas gerilimi iki nedenle azalmaz çevreden gelen uyarımlar çok fazladır (ses, ışık vb.) veya kişi kendi düşünceleriyle kendisini uyarır ve biyokimyasal açıdan bir tehditle karşı karşıya olduğu duruma benzer bir durumu yaşamasına neden olur.Batlaş & Batlaş(2000)
Kaygı
“Tasa, üzüntü, sıkıntı anlamındadır. Hayattaki baskıların uyandırdığı sıkıntı bir hastalığın başlangıcı ve iyileşme süreciyle bağlantısı en iyi kanıtlanmış olan duygudur”. (Goleman,2000,s.223). Genel olarak olumsuz duyguların yaşandığı durumlar kaygının ortaya çıkmasına sebep olur. Kaygıya ait belirtiler, kaygıyı yaratan dış şartlardan onu yaratan kişiye doğru yaklaştıkça ağırlaşır. Duruma bağlı kaygı bu şartlar içinde yaşanır ve kişiyi zorlayan durumun bitişi ile kaygıya ilişkin belirtiler de ortadan kalkar. Oysaki sürekli kaygı kişiye ait bir nitelik olarak var olur ve çeşitli durumlarda daha fazla hissedilmekle beraber hayatın bütününü kapsar. Baltaş&Batlaş (2000). Kaygının ortaya çıktığı en uygun ortam stres kaynaklarının yoğun bulunduğu ortamdır. Stres içinde olan birey kaygı duymaya hazır duruma girer. Diğer bir deyişle kaygı ve stres arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur.Artan(1986)
Sıkıntılı ve hoş olmayan durum devam ettiği sürece birey huzursuz, gergin ve mutsuzdur. Gerginlik rahatsızlık yada endişe biçiminde psikolojik olarak yaşanabilir. Buna genellikle, daha çok boğaz ve göğüs kısmında ortaya çıkan bir daralma hissi eşlik eder. Bu bölgelerdeki daralma hissi telaşa kapılmanıza neden olabilir; bu da daha büyük gerginliğe yol açabilir. Kronik gerginlik yaşayan insanlar, endişe ve üzüntü ardından daha da fazla gerginliğin geldiği bir kısır döngü içinde sıkışıp kalmıştır. Yorgun oldukları halde kaslarındaki gerginlik, gevşemelerini yada uyumalarını engelleyerek daha bitkin düşmelerine yol açar. Graham(1999) Tekrarlayan kaygı nöbetleri stresin yüksek düzeye ulaştığını belirtir. Kaygı ve stresin tıbbi sorunları nasıl şiddetlendirebileceğine dair ders kitaplarında verilen bir örnek, sürekli endişe içinde olan bir kadının gastrointetinal (mide-bağırsak) sorunlarının nüksetmesidir Goleman(2000)














